Makalelerimiz

Av.Hüseyin Kaya'nın Kaleminden

Ankara İşçi Avukatı

Araç Değer Kaybı Nedir ve Nasıl Karşılanır?

Consensus Hukuk & Danışmanlık olarak,Bu yazımızda sizlerle karayollarında sık sık yaşanan trafik kazalarından sonrasında araç sahiplerinin sıkıntı yaşadığı “araç değer kaybı“ ile alakalı bilgi paylaşmayı hedefledik.Trafik kazası sonrası aracınızda maddi değer kaybı olduğunu ve bunun hukuki boyutunu merak ediyorsanız yazımızı okumayı şiddettle tavsiye ediyoruz.Tüm Hukuki süreçlerde yanındayız bizi aramaktan çekinmeyiniz.

Araç kıymet kaybı; meydana gelen trafik kazası neticesinde hasar alan ve bu hasar nedeniyle tamir, bakım, tadilat vb. Işlemlerden geçen bir aracın bundan sonraki süreçte ikinci el piyasasındaki kıymetini ifade eden bir kavramdır. Bir başka anlatım ile kaza yapan aracın kazadan sonra ne kadar iyi bir biçimde tamir edilmiş olursa olsun, ekonomik değerinde meydana gelen düşüştür.

Araç Değer Kaybı Nedir?

 Hukuk sistemimizde değer kaybı kavramı konusunda net bir tarif bulunmamakla birlikte; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası altında sigortacı, kaza sırasında hatalı olan vasıta sahibinin sorumluluklarına müteselsilen, kısaca zincirleme olarak ortak olmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. Maddesine gore ise trafik kazası sırasında değer kaybı oluşması durumunda olup biten kazada kusurlu olan tarafın trafik sigortası, hem kaza dolayısıyla meydana gelen hasarı ve ziyanı karşılamakla, bununla beraber direkt zarar olarak kabul bulan değer kaybını telafi etmekle yükümlüdür. Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. Maddesine nazaran ise; “aracın bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı yada işletme adı altında yada bu girişim tarafınca doğranan biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğmuş zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur.

Araç değer kaybının kimden istek edilebilir olduğu konusuna baktığımızda ise; olup biten kazada kusursuz olan tarafın araç kıymet kaybı, kazaya sebep olan taraf veya o tarafın mecbur trafik sigortasından karşılanır. Karşı tarafın sigortasından yahut karşı tarafın kendisinden herhangi bir değer kaybı talep edebilmek için her şeyden ilkin kazanın oluşumunda yüzde yüz kusurlu olmamak gerekmektedir. Bu noktada kusurun oranıda önem arz etmektedir. Zira kısmi bir kusur laf mevzusu ise kusurlu olunmayan miktarda bir talepte bulunmak mümkündür. Kazanın meydana gelmesinde kusursuz taraf, araçta olup biten kıymet kaybının karşılanması için ekspertiz raporu alarak kıymet kaybına sebep olan tarafa dava açabilir veya bu kaybın karşılanması için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapabilir.

Dava yolu ile değer kaybının tazmin edilmesi niteliğinde ise; kazada tam kusurlu olarak nitelendirilmemiş olan taraf, hasar kabul eden eşyasının değerinde oluşan düşüş miktarında araçta oluşan değer kaybını ve bununla beraber endirekt olarak oluşan zarar olarak; ikame araç yahut kazanç kaybı bedeli istek etme hakkına da haizdir.

Bu istek, bilhassa hasar bulan aracın serviste ve bakımda kaldığı zaman süresince kiralanan araçlarda yada ulaşım için kullanılan alternatif ulaşım bedellerinin karşılanmasında gündeme gelmekte ve talep edilebilmektedir. Burada belirtilmesi gereken en önemli hususlardan bir tanesi, doğrudan değer kaybı ile iş kaybı zararlarının karıştırılmamasıdır. Dolaylı olarak kabul edilebilecek giderler, özel olarak belirtilmediği sürece sigorta şirketleri tarafınca karşılanmamaktadır.

Araç değer kaybı davası açabilmek için bütün bu hususların yanı sıra hem de araçtaki hasarlı parçaların daha öncesinden hasara uğramamış parçalar olması, onarım yada yenileme işleminden geçmemiş olması ve kazadan önce araçta herhangi bir hasar kaydının bulunmaması gerekmektedir.

Yargıtay sonucuna göre boya işlemine gerek duymadan değiştirilebilen far, silecek, jant ve cam benzeri parçalara kıymet kaybı uygulanmamaktadır. Bu sebeple de araç üstünde gerçekleşen hasarın bu şeklinde parçaların dışında gerçekleşmiş olması icap eder. Borçlar Kanunu’nun 72. Maddesine göre ise araçta olup biten değer kaybını tazmin etme süresi, başka bir deyişle dava açma süresi kanunen 2 senelik bir zamanaşımına tabii tutulmuştur. Buna ek olarak yasal şartların mevcut olması halinde kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren en fazlaca 10 senelik bir zamanaşımı süresi mevcuttur. Yani tarafların kaza tarihinden itibaren 10 sene içinde dava açmamaları niteliğinde mevzu ile ilgili bütün hakları yasalar önünde düşmektedir Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapmak da , vasıta değer kaybı tazmini yöntemlerinden bir diğeridir.

Sigorta Tahkim Komisyonu sigorta ettiren ve ilgili sigorta sözleşmesinden yarar elde eden kişiler içinde ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların rahat ve süratli çözülebilmesi için kurulmuş bir komisyondur.

Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilmek için belli müracaat şartları ve bir müracaat usulü bulunmaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonu’na müracaat gerçekleştirmek için ilk önce; aracın değer kaybı için alakalı sigorta şirketine yapılan başvurunun karşılanmamış olması yada kifayetsiz karşılanmış olması 15 gün içinde alakalı sorunun çözülememiş olması gerekir. Başvurunun yapılabilmesi için; şikayetçi tarafın daha ilkin Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurmamış olması ve şikayetini sigorta şirketine yazılı olarak beyan etmiş olması gerekmektedir. Eğer Sigorta Tahkim Kurulu’na yapılan başvuru olumlu sonuçlanırsa, bahsi geçen sigorta firması zarar ödemek zorunluluğu ile karşı karşıya kalır. Uyuşmazlıkların Sigorta Tahkim Komisyonu’nca incelenmesi ve değerlendirilmesinin en mühim pozitif yanları ise , en çok 4 ay içerisinde başvurunun sonuçlandırılmasıdır.

Değer kaybı başvurusu için; kazanın gerçekleştiği anda tutulan kaza tespit raporu, hasar tespit tutanağı, araçların kaza sonrası çekilen, özellikle hasarı yayınlayan ve her açıdan çekilmiş fotoğrafları, aracın ekspertiz raporu, vasıta ruhsatı, aracın tamir edildiği servisten alınan döküm ve faturalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Hemen Ara WhatsApp E-Tahsilat