Makalelerimiz

Av.Hüseyin Kaya'nın Kaleminden

Ankara İşçi Avukatı

Ankara Ceza Avukatı Taksirle Yaralama Suçu, Cezası ve Nitelikli Halleri nelerdir?

Ankara ceza avukatı,Taksirle Yaralama Suçu, Cezası ve Nitelikli Halleri Nelerdir?

Taksirle Yaralama Suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenmiştir.

Taksir, dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik ya da düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma hali olarak tanımlanmaktadır.

Taksirle yaralama nedir? 

Taksirle yaralama ise dikkatsizlik, tedbirsizlik, ihmal,meslekte acemilik ya da düzene, buyruklara ve talimata uyulmaması sebebi ile bir kimsenin yaralanmasına amacıyla olunmasıdır. Taksirle yaralama suçunun en çok karşılaşıldığı durumlar trafik kazalarından, iş kazalarından ve doktor hatalarından kaynaklanan yaralanmalardır. Belli faaliyetlerde tespit edilen kimselerin başkalarına zarar vermemek amacıyla bir grup önlemler alması ve birtakım hareket kurallarına uymaları zorunludur. Bu kurallar toplum olarak hayata zorunluluğundan doğabileceği gibi, devlet müdahalesiyle de varlık kazanmış olabilirler. Ayrıksı bir kusurluluk şekli olan taksirli suç bu kuralların ihlal edilmesi neticesi belirir, fail tedbirli ve öngörülü davranmadığı amacıyla cezalandırılır. Bu bakımdan sorumluluğun sebebi, öngörebilme imkân ve ödevinin varlığına karşın sonuca iradî bir hareketle amacıyla olmaktır.

5237 sayılı TCK’nın 89. maddesinin birinci fıkrasına göre, taksirle başkasının bedenine acı veren ya da sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına namacıyla olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ya da adlî para cezası ile cezalandırılacaktır.

Nitelikli Haller

Maddenin ikinci fıkrasında, cezanın artırılmasına namacı ile olan bir kısım durumlar düzenlenmiştir. Buna göre taksirle yaralama;
Duyularından veya organlarından birinin fonksiyonunun sıksık zayıflamasına,
Vücudunda kemik kırılmasına,
Konuşmasında sıksık zorluğa,
Yüzünde sabit ize,
Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,Maddenin üçüncü fıkrasında, cezanın artırılmasına namacı ile olan başkaca bir kısım durumlar düzenlenmiştir. Burada belirti edilen yaralanmalar ikinci fıkradaki yaralanmalarda daha ağır niteliktedir. Buna göre taksirle yaralama;İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,Duyularından veya organlarından birinin fonksiyonunun yitirilmesine,Konuşma veya çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,Yüzünün sıksık değişikliğine,
Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, namacı ile olmuşsa, birinci fıkraya göre tespit edilen ceza, bir kat artırılacaktır.Maddenin dördüncü fıkrasına göre, fiilin aniden çok bireyin yaralanmasına namacı ile olması hâlinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunacaktır.

Beşinci fıkraya göre, taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Fakat, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun şuurlu taksirle işlenmesi halinda şikâyet aranmayacaktır. Şikâyet zamanı altı aydır ve bu vakit suçun işlenmesinden ve failin öğrenilmesinden itibaren başlayacaktır.

Bilinçli Taksir

Ankara Ceza Avukatı-Taksirle Yaralama-Suçu-Cezası ve Nitelikli -halleri-Nelerdir Burada şuurlu taksir kavramına değinmekte fada vardır. Bilinçli taksir, neticenin gerçekleşmesini istemeyen failin, hareketinin tipe uygun, hukuka aykırı bir sonuca namacı ile olma ihtimalini öngörmesine karşın, hareketine devam ederek neticeyi ortaya getirmesidir. Basit taksir ile şuurlu taksir arasındaki ayırıcı ölçüt; taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörememesi, şuurlu taksir halinda ise bu neticeyi öngörmüş olmasıdır. Hukuka aykırı neticeyi öngördüğü durumda gerçekleşmeyeceğine güven duyan ve bu güvenle hareketini devam ettiren failin söz hususu güveninin dayanağı, talih, bilgi, yetenek, deneyim vb. Gibi detaylı etkenler olabilir. Yaralama eyleminin şuurlu taksirle işlenip işlenmediği hususunun belirlenmesi her hadise amacı ile ayrı ayrı incelenmesi gerekli olan bir durumdur. Fakat yerleşmiş Yargıtay yerleşik içtihatları kırmızı ışıkta geçilmesi nedeni ile ortaya gelen yaralamalarda genel itibari ile şuurlu taksirin var bulunduğu yönündedir. Yaralama eyleminin şuurlu taksirle işlenmesi halinda TCK m. 22/3’e göre vermiş olduğu ceza üçte birinden yarısına kadar artırılacaktır.

Yorum Yap

Hemen Ara WhatsApp E-Tahsilat